|
Livane’nin
Kültürel ve Folklorik Yapısı Artvin yöresine ilişkin en çok vurgulanan özelliklerinden biri, tarihsel
geçmişiyle ilişkilendirilen kültürel çeşitliliğidir. Her Artvinlinin gururla
yüreğinde ve düşüncesinde taşıdığı bu çok yönlülük müziğinden, halk
oyunlarına, yemeklerinden konukseverliğine dek her boyutta
izlenebilmektedir.
Binlerce yılı bulan tarihinde birçok kavme yurt, birçoğuna yol olmuş Artvin,
herbirinden bir parça ile bugüne ulaşmıştır. Bundandır ki çok uzak yörelerin
birçok özelliğinin, aynı ya da benzer boyutta bu bölgede gözlenebilmesi
olanaklıdır. Bazı zaman bu özellikler tümüyle Artvin’e mal edilemezse de çok
yönlülüğün bir görünümü anlamında güzel bir örnektir.
Coğrafi konumu nedeniyle önemli bir geçiş bölgesinde bulunan Livane, tarih
boyunca sürekli bir etkilenme içinde oldu. Her kavim kendi gelenekleri ve
yaşam biçimden birşeyler ekledi, birşeyler öğrendi Livane’den. Binlerce yıla
dayanan eski bir yerleşim yeri olması, savunmaya uygunluğunun yanında iklimi
ve topraklarının verimliliği açısından büyük ölçüde kendine yetebilecek bir
özelliği de taşımasıyla açıklanabilir. Her ne kadar düz ve geniş toprak
bakımından öteki bölgelere göre sınırlı olsa da, ormanından suyuna dek
birçok özelliğiyle kendine yeterli olabilmiştir.
Batıda Karadeniz’den başlayan Livane sınırı doğuya Artvin, Ardanuç, Şavşat,
Ardahan, Çıldır hattı üzerinde önemli coğrafi farklılıklar gösterir. Ancak
hem dış etkenler hem de kendi sınırları içindeki bu zengin yapı giyiminden,
yemeğine, mimarisinden, müziğine birçok çeşitliliği barındırmaktadır. Buna
bir de uzun tarihi süreçteki öteki kavimlerle etkileşim eklenince Livane
folklorundaki çok yönlülük daha anlaşılır olabilir.
8000 yıllık tarihin birkaç sözcükle aktarılması olanaklı değil
kuşkusuz. Ancak yine de tarihi yalnızca 3-5 yüz yılla sınırlı
herhangi bir Batı merkeziyle kıyaslanınca geçmişin bu denli gerilere
gitmesinin heyecanı yadsınacak gibi de değil. Yaşamın her alanında bir
biçimde gözlenebilecek ve çoğu da geçmişle bağlantısı kurulamayan bir takım
verileri, sözkonusu tarihiyle ilişkilendirmek belki en uygun açıklama
olurdu.
Toplumların geçmişleri ve tarihleriyle ilgili yapılan araştırmalarında elde
edilen bazı bulguların tümüyle sözkonusu olan yöreyle açıklanmasındaki
zorluk, bağlantı kurulamama, çok uzun yıllara dayanan tarihle
ilişkilendirildiğinde bir ölçüde da olsa açıklığa kavuşma yolunda ipucu
verebilir.
İnsanların yaşam ve davranış biçimlerini ağırlıkla doğal ortamlar
belirlemektedir. Bu yapı içinde biçimlenen sosyal ilişkiler ise yörelere
bazen bir yerleşim yerinden ötekine farklılıklar gösterebilmektedir.
Dışarıdan bakıldığında birbirine yakın gibi gelen (kısmen de öyle olan)
birçok şey daha ayrıntılı incelendiğinde ilginç detaylar göze çarpar.
Yemeklerdeki, dildeki, giyimdeki küçük farklılıklar değişik biçimlerde
açıklanabilir. Her ne kadar birbirine yakın olsa da böylesi farklılıkların
bulunduğu bölgelerin etkilenme yönlerinin değişik olabileceğini gözardı
etmemek gerek. Ayrıca eskinin yaşam biçimindeki kendine yeterlilik ilkesi
farklılaşmaya da olanak sağlamaktaydı.
(Kaynak:
www.Livane.net)
|